Sizler için endometriozis ile ilgili terimlerin kısa açıklamalarını içeren bir sözlük hazırladık. Sitemizi okurken aşina olmadığınız terimlerle karşılaştığınızda alfabetik sıradan açıklamalara ulaşabilirsiniz.

A

Add-back (Geri ekleme) tedavisi: Endometriozis tedavisi için GnRH agonist adı verilen ilaçların kullanılması sonucu ortaya çıkabilecek estrojen eksikliği semptomlarını ve buna bağlı kemik erimesi gibi yan etkileri azaltmak amacı ile düşük dozda estrojen ve/veya progestin kullanılmasına verilen isimdir.

Adenomyozis: Endometrium (rahim içini döşeyen doku) dokusunun rahim kas tabakası içinede büyüyerek gelişmesidir.

Adezyon: Endometriozis hastalığının doğal seyrinde veya endometriozise yönelik yapılan cerrahileden sonra genital organları etrafında oluşan yapışıklıklardır.

Analjezik: Ağrıyı geçiren veya azaltan ilaç. Yunanca kökenli an: yok, algesis: ağrı duyusu kelimlerinin birleşiminden oluşmuştur.

Anestetik: Cerrahi ya da diğer prosedürler sırasında ağrıyı engellemek için kullanılan ilaç. Genel anestezi kişinin bilincini kapatır. Lokal anestezi ise cerrahinin uygulandığı alanda ağrı duyusunun engellenmesidir.

Anastomoz: İçi boş olan organların (bağırsak, kan damarları vb.) fonksiyonları korunarak hastalıklı kısım alındıktan sonra yeniden cerrahi olarak birbirine bağlanmasıdır.

Anemi: Kansızlık. En belirgin semptomu halsizliktir. Endometriozis veya adenomyosise bağlı fazla adet kanaması nedeniyle oluşabilir.

Anovulasyon: Yumurtalamanın olmaması.

Androjenler: Erkeklik hormonları. Erkeklere kıyasla kadınlarda da az miktarda androjen yapımı vardır.

Ara kanama: İki adet dönemi arasında olan düzensiz ve genellikle lekelenme tarzındaki kanamalardır. Hormon ilaçlarının kullanımı esnasında gelişebilir. Ayrıca, hormon hapları düzensiz kullanıldığında da oluşabilir.

B

Benign (İyi huylu): Kanser olmayan ancak anormal büyüyen dokudur.

Biyopsi : Tanı amacı ile doku alınmasıdır. Endometriozisin kesin tanısında laparoskopi ile yapılan işlemdir.

Bağırsak hazırlığı: Cerrahi tedavi veya bazı tanısal işlemler öncesinde bağırsakların temizlenmesine verilen isimdir.

Bağırsak rezeksiyonu: Endometriozise bağlı bağırsaklarda tıkanma geliştiğinde uygulanan bir işlemdir. Tıkanıklığın olduğu bağırsak alanı çıkarılır.

Bilgisayarlı tomografi: Sıklıkla BT olarak ifade edilen bu görüntüleme yöntemi, vücudun belirli bir düzlemine odaklanan oldukça hassas röntgen ışınlarından oluşur. Bu ışınlar vücuttan geçer, bir dedektör tarafından toplanırlar, veriler bir bilgisayar tarafından kaydedilir ve analiz edilirler. Vücudun kesitsel olarak resmi ekrana yansır. Bu görüntüleme yöntemi endometriozis odaklarının belirlenmesi ve yaygınlığının anlaşılması için kullanılabilir.

C

CA-125: Endometriozisi olan kadınlarda kanda düzeyi yükselebilen bir tümör belirteçidir.

D

Danazol: Endometriozis tedavisinde kullanılan bir hormon ilacıdır. Testosteron (erkeklik hormonu) türevidir. İki mekanizma ile endometriozisi baskılar. İlk olarak, FSH üretimini baskılayarak ve LH ovulasyon pikini engeller, yumurtalıkların östrojen üretimini azaltır. İkinci mekanizma endometriozis odaklarına doğrudan etki ile bunların küçülmesini sağlar. Kilo alımı, sıcak basması, kıllanma, memelerde küçülme gibi yan etkileri olabilir. Günümüzde nadiren kullanılmaktadır.

Dış gebelik: Döllenmiş yumurtanın rahim içi yerine tüplerinin içinde gelişmesidir.Erken tanı konulmadığında kadın için ölümcül sonuçlar doğurabilir. Endometriozisi olan kadınlar, dış gebelik için daha yüksek risk taşır.

Diyafram : Göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran zarsı yapıdır. Endometriozis lezyonları burada da görülebilir.

Dismenore: Ağrılı adet görme. Endometriozisin en sık belirtisidir.

Disparoni: Kadının cinsel ilişki sırasında ağrı hissetmesidir. Endometriozis ile oluşan karın içi yapışıklıkları, çikolata kistleri ya da inflamasyondan dolayı olabilir. Özellikle derinde duyulan ağrı çoğu zaman rahim arkasına yerleşmiş olan endometriozis nodüllerine bağlıdır.

Dizüri: İdrar yaparken ağrı olmasıdır. Endometriozisin belirtilerinden biri olabilir.

Douglas poşu : Periton boşluğunun tabanını oluşturan kör boşluktur. Vajen ve kalın bağırsak arasında yer alır. ‘Kul-de-sak’ olarak da adlandırılırlar. Endometriozisin en sık yerleştiği bölgelerden biridir.

E

Elektrokoter: Yüksek enerjili elektrik akımı ile kanama durdurma veya dokuların kesilmesi amacıyla kullanılan bir cihazdır.

Endo: Konuşma dilinde endometriozisin kısaltması olarak kullanılır.

Endokrin sistem: Hormonlar arasındaki etkileşimleri içeren sistemdir. Hipotalamus, hipofiz, tiroid, paratiroid, timüs, adrenal bezler, yumurtalık ve testisleri kapsar.

Endokrinoloji: Hormonlarla ilgili hastalıkların çalışıldığı alandır.

Endometrioma: Endometriozisin yumurtalıkta yaptığı, eritilmiş çikolata renk ve kıvamındaki sıvının toplandığı kistik yapıdır. İçeriğinden dolayı ‘çikolata kisti’ olarak da bilinir.

Endometrium : Rahim iç tabakasıdır.

Endorfinler: Beyinde doğal analjezik olarak davranan ve beyin tarafından salgılanan hormonlardır. Egzersiz endofinlerin salınımını artırarak endometriozise bağlı ağrıyı azaltılabilir.

Enflamatuar reaksiyon: Travma, enfeksiyon ve yabancı cisimlere karşı vücudun verdiği reaksiyondur. Bu reaksiyonun amacı hastalığı izole etmek veya tamamen vücuttan kaldırmaktır. Endometriozisin implante olduğu ya da geliştiği yerlerde de bu enflmatuar reaksiyon gelişir.

Eksizyon: Cerrahi olarak dokunun kesilmesi ve çıkarılmasıdır.

Evreleme: Endometriozisde hastalığın yaygınlığına göre yapılan sınıflanmadır.

F

Fallop tüpleri: Yumurtalıktan rahime yumurtanın geçişini sağlayan tüplerdir.

Folikül Stimulan Hormon (FSH ): Yumurta gelişimini uyaran hormondur.

Folikül: Yumurtanın içinde bulunduğu ve geliştiği sıvı dolu küçük keseciklerdir.

G

Gastrointestinal bozukluklar (mide-bağırsak sistemi bozuklukları): Bağırsakları ve mideyi etkileyerek kramp, ishal ve/veya kabızlığa neden olan bozukluklardır. Endometriozis gastrointestinal sistem bozuklukları yapabilir.

Gonadotropinler: Yumurta üretimi için yumurtalıkları uyaran hormonlardır (FSH, LH gibi). Hipofiz bezinden salgılanırlar.

Gonadotropin Salgılatıcı Hormon (GnRH): Hipofiz bezini gonadotropin üretmesi ve salgılaması için uyaran hormondur.

GnRH agonistleri (Gonadotropin Salgılatıcı Hormon agonistleri ): Kadında östrojen seviyesini düşüren bir grup ilaçtır. Bu ilaçlar endometriozis tedavisinde de kullanılır. Yumurtlamayı engeller ve geçici bir menopoz durumuna neden olurlar.

H

Hipermenore: Adet kanmasının miktarının artmasıdır.

Hipofiz : Beyin tabanında yer alan ve üreme sistemini kontrol eden hormonların salgılandığı yapıdır.

Hipotalamus: Endokrin sistemi yöneten beyin bölümüdür.

Histerektomi : Rahmin alınmasıdır.

Histerosalpingografi: Rahim iç boşluğu ve tüpleri değerlendirmek için rahim içine röntgen işınlarında görünür sıvı verilerek yapılan görüntüleme işlemidir.

Histeroskopi: Işıklı bir teleskop ile rahim içinin gözlenmesine verilen isimdir.

İ

İmplantlar: Uterusun dışında büyüyen küçük, yassı endometriozis lezyonlarıdır.

İnfertilite: Çocuk sahibi olamamak. Bir yıl düzenli, korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik olmaması ya da canlı doğumla sonuçlanan gebeliğe sahip olamama olarak tanımlanır.

Intravenöz: Bir maddenin (ilacın) toplardamara direkt olarak enjekte edilmesidir.

Intrauterin: Rahim içinde gelişen.

K

Kist : Sıvı içeren kese ya da boşluktur.

Klomifen sitrat: Yardımcı üreme teknikleri tedavisi sırasında yumurtaların uyarılması için kullanılan ilaçtır.

Koagulasyon: Cerrahi işlem sırasında elektrik akımı kullanarak doku hasarı oluşturulmasıdır. Daha sıklıkla kanamayı durdurmakta kullanılır. Endometriozis odakları laparoskopik operasyonlarda bu yöntemle yakılabilir.

Kolonoskopi: Kalın bağrsağın görüntülenmesidir. Bağırsak endometriozisinin teşhisinde kullanılır.

Kolostomi: Geçici ya da kalıcı olarak kalın bağırsak ile karın duvarının birbirine bağlanmasıdır. Böylece dışkı karın duvarına yapıştırılmış bir plastik torbaya dolar.

Konjenital: Endometriozisin kalıtsal olduğu teorisinde olduğu gibi doğumdan itibaren var olan anlamına gelir.

L

Laparoskopi: Pelvis boşluğunun ışıklı bir teleskop ile değerlendirilmesini sağlayan işlemdir. Laparoskop göbek deliğinin içinde yapılan küçük bir kesi ile karın boşluğuna sokulur. Endometriozisin tanı ve tedavisinde en sık kullanılan cerrahi yöntemdir.

Laparotomi: Geleneksel karın cerrahisidir. Karın duvarına yatay ya da dikey olarak kesi yapılarak uygulanır. İyileşme süreci laparoskopiye kıyasla daha uzun ve ağrılıdır. Bazı endometriozis vakalarında tercih edilebilir.

Lazer: Dokuları kesmek, buharlaştırmak ve koagüle etmek ve damarları yapıştırmak için enerji olarak ışık demetini kullanan enstrümanlardır. Jinekolojide üç majör lazer tipi kullanılmaktadır: Argon lazer (Argon gazı ile), karbondioksit lazer ve YAG lazer (esnek bir lif vasıtasıyla taşınabilen bir enerji demeti ile).

Lazer ablasyonu: Konsantre ışık demeti kullanarak endometriozis odaklarının yok edilmesidir.

Lüteinize edici hormon (LH): Gelişen yumurtanın çatlamasını sağlayan hormondur.

Luteal faz: Adet döngüsünde yumurtlama ve adet kanaması arasındaki dönemdir.

M

Mirena: Hormon salınımı yapan rahim içi araçtır (RIA, spiral). Rahim içine küçük miktarlarda hormon salarak etki gösterir. Yoğun adet kanamalarının tedavisinde ve endometriozisde kullanılır.

N

Nöroktomi: Endometriozise bağlı ağrının tedavisi için belirli sinirlerin kesilerek çıkarılmasıdır.

Nöronlar: Ağrı duyusu da dahil olmak üzere sinir iletilerini taşıyan hücrelerdir.

Nöropatik ağrı : Sinir sisteminin ağrı algılama yeteneğinin kronik ağrı nedeniyle hasar görmesine bağlı olarak gelişen farklı bir ağrıdır.

Nodül: Küçük yumru ya da doku kümesi. Endometriozis bağırsak üzerinde veya rahmi tutan bağlarda nodüller yapabilir.

O

Ooferektomi: Cerrahi olarak yumurtalıkların alınmasıdır.

Opioidler: Ağrıyı yok eden ve sedasyona neden olan, morfin ve opiumu da içinde barındıran ilaç grubudur. Kabızlığa ve yavaş nefes almaya neden olabilir.

Oral kontraseptifler: Yumutalamayı engelleyen ve bu yolla gebelikten korunma sağlayan ilaçlardır. Endometrioziste sıkça kullanılırlar.

Osteoporoz: Kemiklerin incelip, süngerimsi hale gelerek daha kolay kırılabilir olmasına neden olan hastalıktır.

Over: Yumurtalık

Ovaryen kistektomi : Yumurtalığı koruyarak yumurtalık kistinin alınmasıdır.

Ovulasyon: Folikülün çatlamasıyla yumurtanın tüpe atılmasıdır. Genellikle adet döngüsünün 14-15. günlerinde olur.

Östrojen: Kadın adet döngüsünü kontrol eden hormondur.

P

Pelvik İnflamatuar Hastalık (PIH): Mikropların vajinal yoldan karın boşluğuna girmesi ve enfeksiyona neden olmasıdır.

Pelvik Muayene: Üreme organlarının görsel olarak ve/veya elle muayenesidir.

Periton: Pelvik ve karın duvarlarını kaplayan ince zardır.

Periton Boşluğu: Karın iç boşluğuna verilen isimdir.

Periton sıvısı: Periton boşluğunda yer alan sıvı

Presakral nörektomi: Endometriozise bağlı ağrının yok edilmesi ya da azaltılması için rahim arkasındaki sinirlerin tahrip edilmesi işlemidir.

Proktosigmoidoskopi: Alt bağırsağa tümör, polip ya da endometriotik implant varlığını araştırmak için ışıklı bir optik cihaz yardımı ile bakılmasıdır.

Progesteron : Rahim içi tabakanı gebelik için hazırlayan ve gebeliğin devamı için gerekli olan hormonudur.

Progestojenler: Endometriotik implantları küçülten sentetik progesterone hormonlarına verilen isimdir.

Prostaglandinler: Rahim tarafından salgılanan, adet dönemi kramplarına ve ağrıya neden olabilen maddelerdir.

R

Rektum: Dışkının geçici bir süre depolamasını sağlayan kalın bağırsağın alt parçasıdır.

Rezeksiyon: Organ ya da hastalığın cerrahi olarak çıkarılmasıdır.

Retrofleks : Arkaya yatık. Rahmin pozisyonu için kullanılır.

Retrograd (geriye) kanama: Adet kanının tüpler yolu ile karın boşluğuna geri akımıdır.Endometriozisin nedenlerinden biri olduğu düşünülmektedir.

S

Salpenjektomi: Fallop tüplerinin cerrahi olarak çıkarılmasıdır.

Sigmoidoskopi: Işıklı bir optik cihaz yardımı ile kalın bağırsağın alt tarafına bakılması işlemidir.

Sistoskopi: İdrarın geldiği delikten (üretra) ince ışıklı bir teleskop ile girilerek idrar torbasının incelenmesi işlemidir.

Spinal kord: Sinir iletilerini beyine taşıyan omurilik içindeki sinir demetleridir.

T

Torasik endometriozis : Göğüs kafesindeki endometriozistir. Plevra ve akciğerlerde görülür.

Torasentez: Göğüs duvarından küçük bir iğne ile girilerek doku örneklemesi yapılmasıdır.

Tiroid stimülan hormone (TSH): Tiroid hormonu üretimi için hipofiz bezinden salgılanan, tiroid bezini uyaran hormondur.

Tiroksin: Tiroid tarafından salgılanan ana hormondur. Tiroksin genel metabolizmayı yönetir. Iyot bağımlıdır.

Trans-vajinal: Vajina yoluyla yapılan

Tümör: İyi veya kötü huylu olabilen, anormal büyüyen doku kitlesi.

U

Ultrason: Yüksek frekanslı ses dalgalarını yönlendirerek yumuşak vücut dokularını görüntülemek için kullanılır. Bu prosedür endometriozis tanısında en sık kullanılan tanı aracıdır.

Üriner sistem bozuklukları : Böbrek, idrar yolu ve idrar kesesinin bozukluklarının genel ismidir. Endometriozis üriner sistemi tutabilir, idrar yaparken ağrı-yanma gibi şikayetler yapabilir.

Uterosakral ligamentler : Rahim ve rahim ağzını karın yan duvarlarına bağlayan bağlardır. Endometriotik lezyonların oluştuğu yerlerden biridir.

Uterus: Rahim

V

Vajina: Rahmin girişinde yer alan, cinsel ilişkide penisin yerleştiği organdır.